Başlık Bağlacı

Asimetrik Sanat Dunyasi — Fikirlerin Tuval Olur
Merhaba, Misafir!

Toplulugumuza katilmak ister misiniz?

Çocuğu başkasının yanında övmenin doğru zamanı

#83

Ergenlik Döneminde Övgünün Değişen Rolü



Ebeveynlerin övgüyü dağıtırken gösterdiği özen, çocuğun kendini nasıl algıladığını belirleyen temel bir faktördir. Övgü, bir davranışı fark etme amacıyla söylenen olumlu bir geri bildirimdir ve genel anlamda iki yolda ortaya çıkar: süreci öven övgü ve kişiliği öven övgü. Süreç odaklı ifadeler, çabayı, stratejiyi veya azmi öne çıkarır; kişi odaklı ifadeler ise doğrudan çocuğun yeteneğine veya niteliğine işaret eder. Bu ayrım, ince görünse de çocuğun ileriki yıllarda zorluklarla nasıl mücadele edeceğini büyük ölçüde belirler. Dolayısıyla övgünün içeriği, sıklığı ve zamanlaması, sadece sözel bir tepki olmaktan öte, uzun vadeli bir sinyaller bütünü taşır. Ebeveynlerin bu kavramları iyi kavraması, övgüyü rastgele bir davranış olmaktan çıkarıp bilinçli bir eğitim aracına dönüştürmesine olanak tanır. Böylece çocuk, yaptığı işin değerini ve kendi çabasının sonucunu fark etmeyi öğrenir. Bu bağlamda övgü, samimi bir ilgi ve gerçekçi bir gözlem ile birleştiğinde en verimli sonucunu verir.


Övgünün doğru dağıtılması, çocuğun öz yeterlilik duygusunu beslemesi açısından son derece önemlidir. Araştırmalar, çabasına odaklanarak övülen çocukların zorlu görevlerde daha istekli davrandığını ve hatalarından daha kolay ders çıkardığını göstermektedir. Buna karşılık, sürekli olarak yalnızca yeteneğinin övüldüğü çocuklar, başarısızlık karşısında kaygılanma eğilimi gösterebilir, çünkü her hata onların gözünde kişisel bir yetersizlik anlamına gelir. Bu nedenle dengeli bir övgü dili, çocuğa hem kendisinin değerli olduğunu hem de gelişimin kademeli bir süreç olduğunu hatırlatır. Ayrıca samimi ve somut övgüler, çocuğun ebeveynleriyle olan bağını pekiştirir. Genel, abartılı veya kalıp ifadeler ise çocuğun bunlara güvenini azaltabilir. Dolayısıyla övgünün ölçülü, net ve gerçeğe dayalı olması, hem isteği canlı tutar hem de ilişkinin tutarlılığını korur. Sonuç olarak doğru övgü, çocuğa hem bugünkü başarısını hem de yarınki gelişimini yönlendiren bir pusula işlevi görür.


Ebeveynlerin övgüyü etkili biçimde uygulaması için temel basamak, çocuğun gerçekleştirdiği davranışı net bir şekilde gözlemlemektir. Genel bir "çok iyi oldu" yerine, "Ödevini bitirmek için planını nasıl düzenledin, bu çok işe yaradı" gibi somut bir ifade kullanmak, çocuğun neyi doğru yaptığını anlamasını sağlar. İkinci adımda, övgünün zamanlaması fark yaratır; davranışın hemen ardından verilen olumlu geri bildirim, çocuğun bu davranışı tekrarlama olasılığını artırır. Üçüncü adımda, övgüyü çaba, strateji ve gelişim üzerine kurmak faydalıdır. Örneğin, "Zor bir soruda pes etmeden farklı yollar denedin" şeklindeki bir cümle, çocuğa sürecin değerini aşılar. Dördüncü adımda, övgünün gösterişli olmamasına dikkat edilmelidir; çocuk, gerçekçi olmayan bir övgüyü hızla fark edebilir ve bu da güveni zedeleyebilir. Son olarak, ebeveyn övgüyü düzenli ama kalıp olmayan bir biçimde sunmalı, çocuğun ilgi alanlarına ve kişisel ihtiyaçlarına göre ayarlamalıdır. Bu adımların bütünü, övgünün yalnızca bir iltifat olmaktan çıkıp çocuğun öğrenme yolculuğuna yön veren bir yöntem haline gelmesini sağlar.


Övgüyü etkili biçimde dağıtabilmek için ebeveynlerin bazı araçlara ve hazırlığa ihtiyacı vardır. Öncelikle, kendi konuşma alışkanlıklarını fark etmek önemlidir; günlük hayatta sık kullandığımız kalıplaşmış ifadeler, çocuğun gözünde değerini kaybedebilir. Bunun yerine, çocuğun davranışlarına dair not tutan küçük bir günlük tutmak faydalı olabilir. Bu günlükte, çocuğun hangi gün hangi çabayı gösterdiği, hangi zorluğun üstesinden geldiği ve hangi yeni beceriyi kazandığı kısaca kaydedilebilir. Böylece övgüler, hatırlanan somut anlara dayanarak epeyce anlamlı hale gelir. Ayrıca, çocuk kitapları, eğitim videoları ve aile içi iletişim üzerine yazılmış güvenilir kaynaklar, ebeveynin bilgi birikimini derinleştirir. Bir uzmanla, özellikle bir psikolog veya çocuk gelişimi uzmanıyla yapılan görüşmeler de özel durumlar için destekleyici olabilir. Son olarak, ebeveynlerin kendi duygularını dengede tutabilmesi, sakin ve tutarlı bir tutum sergilemesi için kendilerine zaman ayırmaları önemlidir. Yorgun veya stresli bir ebeveyn, övgüyü yüzeysel söyleyebilir; oysa hazırlıklı ve huzurlu bir zihin, samimi ve yerinde ifadelerin kaynağıdır.


Övgü konusunda yeni başlayan ebeveynler için en etkili öneri, küçük adımlarla ilerlemektir. Başlangıçta, her gün yalnızca bir veya iki davranışı bilinçli olarak fark edip övmek yeterlidir; bu alışkanlık zamanla doğal bir davranış haline gelir. Övgüde, çocuğun gelişim düzeyine uygun bir dil kullanmak da önemlidir; küçük çocuklar için kısa, neşeli ve somut ifadeler, büyük çocuklar için ise daha ayrıntılı ve düşünceli cümleler daha etkili olabilir. Başlangıç seviyesindeki ebeveynler, övgüyü abartıya kaçmadan, samimi bir sesle sunmayı öğrenmelidir. Bir diğer öneri, övgüyü yalnızca sonuçlara değil, çabaya ve süreçteki küçük ilerlemelere de odaklamaktır. Ayrıca, eleştiriyi tamamen bırakmak yerine, eleştirinin önce gerçekleşen olumlu bir davranışla dengelenmesi, çocuğun geri bildirimi daha açık karşılamasını sağlar. Unutulmamalıdır ki, en iyi övgü, çocuğun kendini gerçekten değer verildiği hissettiği ve bu hissin ebeveynine olan güvenini artırdığı övgüdür.


Çocuklara övgü dağıtırken özen göstermek, ebeveynlerin en çok güçlük çektiği konulardan biridir. Öncelikle övginin aşırı olmaması gerekir, çünkü sürekli söylenen büyük sözler çocukta yanlış beklentiler oluşturabilir. Bununla birlikte "çok zekisin" gibi kişilik odaklı cümleler yerine "bu soruyu sabırla çözdün" gibi çaba odaklı ifadeler seçilmelidir. Bu ayrım çocuğun başarısızlık karşısında motivasyonunu koruyup koruyamayacağını doğrudan etkiler. Diğer taraftan övgünün sıklığı da dikkat gerektirir; her küçük davranışa yapılan kesintisiz alkış, çocuğun ödül beklentisini körükleyebilir. Bir başka risk ise övgünün karşılaştırmaya dayanmasıdır; kardeşler veya akranlar arasında kurulan kıyaslamalar rekabet duygusunu güçlendirir. Dolayısıyla ebeveynler, övgüyü içten ve belirgin tutmaya özen göstermelidir. Sonuç olarak, doğru kelimeler ve doğru ölçü birlikte kullanıldığında övgü, çocuğun öz güvenini güçlendiren etkili bir araca dönüşür.


Övgü yöntemleri arasında kapsayıcı bir "harika iş" ifadesi ile detaylı bir geri bildirim ortasında belirgin bir fark vardır. Kapsayıcı ifadeler kısa sürede duygusal bir tepki uyandırsa da çocuğa ne konuda iyi olduğunu anlatmaz. Öte yandan "resmindeki renk geçişlerini çok güzel kurmuşsun" gibi belirgin bir yorum, çocuğun kendi ilerlemesini fark etmesini sağlar. Başka bir seçenek ise ödül temelli sistemlerdir; yıldız, rozet veya küçük hediyeler kısa vadede motive edici olabilir. Ancak bu yaklaşım içsel motivasyonu azaltma riski taşır. Sözel övgü ile fiziksel ifadeler, örneğin bir sarılma veya göz teması, beraber kullanıldığında etkileyici bir ilişki kurar. Hangi tekniğin seçileceği ise çocuğun yaşına ve mizacına göre farklılaşır. Genel olarak ebeveyn, tek bir kalıba bağlı kalmak yerine uyarlanabilir bir karma yaklaşım uyguladığında en verimli sonucu alır.


Gerçek hayatta görülen bir örnek, sınıf ilk sırası olan bir çocuğun ailesinin sürekli "en iyi sen olmalısın" söylemesiyle başlayan baskı sürecidir. Çocuk başarıyı sürdürebildiği sürece memnun görünse de bir sınavda düşük bir not aldığında özünü değersiz hissetmeye başlamıştır. Bir diğer örnek ise spor yapan bir çocuğun, antrenman esnasında sadece gol attığında övülmesi sonucunda pas vermeyi bırakmasıdır. Bu tip deneyimler, övginin hangi davranışa yönelik olduğunun değerini gösterir. Bir annenin hikâyesinde ise, çocuğu her gece yemeğe kadar bekleyip "bugün ne kadar başarılı bir şey yaptın" diye sorması, çocuğun günlük deneyimlerini paylaşmasını kolaylaştırmıştır. Bu durumlar gösteriyor ki övgü, uygun zamanda ve doğru biçimde verildiğinde çocuğun iletişim kanallarını da açık tutar. Kısacası her aile, kendi koşullarına uygun denge noktasını bulmak zorundadır.


Övgünün uzun vadeli etkileri, çocuğun yetişkinlik dönemindeki tutumlarında açıkça izlenebilir. Sürekli koşulsuz ve abartılı övgü alan bireyler, yetişkinlikte eleştiriye yönelik aşırı hassasiyet geliştirebilir. Diğer taraftan, çaba ve süreç odaklı dönüt alan çocuklar, zorluklar önünde daha sağlam bir tutum sergiler. Kalıcılık açısından en kritik unsur, övginin kişisel motivasyonu desteklemesi ve çocuğun bağımsız değerlendirme yeteneğini geliştirmesidir. Anne baba sürekli yargılayıcı bir rolde kalırsa, çocuk kendi amaçlarını belirlemekte güçlük çekebilir. Dolayısıyla zamanla övgünün yerini yavaş yavaş öz değerlendirme sorularına bırakmak yararlı olur. Mesela "bu işten ne öğrendin" gibi bir soru, çocuğun kendi başarısını fark etmesini sağlar. Böylece övgü, dışsal bir takdir olmaktan çıkıp kişisel bir farkındalığa dönüşür.


İleri seviye bir yaklaşım olarak, övgüyü çocuğa özgü ilgi alanlarına göre kişiselleştirmek öne çıkar. Bir müzik meraklısı çocuğa, ritmi yakalayışını takdir etmek, onun kendini dile getirme biçimini kabul ettiğini gösterir. Aynı biçimde, bilim sever bir çocuğun deney sonuçlarını sorgulayışı övülebilir. Ebeveynlerin bu tür inceliklere dikkat etmesi, çocuğa anlaşıldığını hissettirir. Bununla birlikte övgüyü, çocukla birlikte ortak hedef belirleme ve bu hedefe ulaşıldığında birlikte kutlama alışkanlığıyla bütünleştirmek etkili olur. Genel değerlendirme açısından bakıldığında, en başarılı övgü, abartısız, samimi, somut ve çaba odaklı olandır. Bu ilkeler rehber alındığında, ebeveyn ile çocuk arasında güven temelli, sağlıklı bir diyalog kurmak mümkün hale gelir. Unutulmamalıdır ki övgü bir araçtır; asıl amaç, çocuğun kendi değerini içtenlikle kavrayabilmesidir.


Övgünün Değeri


Ebeveynler için çocuklara verilen destek çocuğun benlik saygısını doğrudan etkiler. Bu yüzden nasıl bir övgü verdiğimiz kadar, onu hangi ortamda dile getirdiğimiz de önemlidir. Çocuk, yaptığı emeği fark edildiğinde motivasyonunu sürdürebilir. Genel yaklaşım kalıpları üzerinden yapılan kısa sözler ise çocuğun kendini algılamasını zorlaştırabilir. Ebeveynin sıcak bir dille konuşması, çocuğa güvende hissettirir ve düşüncelerini rahatça ifade etmesine yardımcı olur. Örneğin "Bunu titizlikle tamamladın" demek, "Çok zekisin" demekten çoğu zaman daha kalıcı olur. Bu ifadeler çocuğa hangi davranışın takdir edildiğini net biçimde gösterir. Böylece çocuk, başarısını tekrar üretebileceğini fark eder. Sonuç olarak övgü, dikkatli kullanıldığında çocuğun kişiliğine güçlü bir katkı sunar.


Sık Yapılan Hatalar


Ebeveynler kimi zaman istemeden övgüyü yanlış biçimde kullanabilir. En yaygın hatalardan biri, övgüyü sürekli tekrarlamak ve sonucun ağırlığını zamanla azaltmaktır. Bir diğer hata ise çocuğu başkalarıyla karşılaştırarak övmektir. Bu durum, çocukta kaygı duygusu oluşturabilir. Ayrıca yalnızca başarıya odaklanan övgüler, çocuğun öğrenmeden keyif almasını azaltabilir. Abartılı ve ölçüsüz övgüler de çocuğun inancı açısından sorun yaratabilir. Çocuk, övgünün samimiyetsiz olduğunu fark eder ve ebeveynine olan güvenini kaybedebilir. Bu nedenle övgü, somut bir davranışa dayanmalıdır. Ebeveynler, bu hataları bilinçlendiklerinde yaklaşımlarını sakin biçimde düzeltebilirler.


Profesyonel Tavsiyeler

Uzmanlar, övgünün faydasını artırmak için birkaç basit ilkeye dikkat edilmesini öneriyor. İlk olarak övgü, belirli bir davranışa odaklanmalıdır. Örneğin "Kardeşine itinayla yardım ettin, bu çok güzel" ifadesi, genel bir övgüden çok daha öğreticidir. İkinci olarak övgü, hemen verilmelidir. Çocuk davranışı sergilediği anda övgüyü duyarsa bağlantıyı daha iyi kurar. Üçüncü olarak ebeveynler, çocuğun emeğini ön plana çıkarmalıdır. Bu yaklaşım, çocuğun engeller karşısında vazgeçmeden kalmasını destekler. Son olarak, göz teması kurmak, sakin bir ses tonu kullanmak ve içten bir ifade ile konuşmak övgünün etkisini hissedilir şekilde artırır. Bu ilkeler, günlük ilişkilerde kolayca uygulanabilir.


Bütçe ve Maliyet


Övgü dağıtmak çoğu zaman bedelsiz bir ebeveynlik aracıdır, ancak ailenin zaman bütçesi açısından da değerlendirilmesi gerekir. Her gün derinlemesine konuşmalar yapmak yerine, kısa ama anlamlı ifadeler kullanmak hem zaman hem de etki açısından verimlidir. Ailenin finansal durumu ne olursa olsun, sözel takdir her zaman ulaşılabilir bir seçenektir. Ödül olarak maddi nesneler kullanmak yerine, çocukla ortak bir etkinlik yapmak daha anlamlı bir takdir biçimi olabilir. Örneğin başarılı bir ödevin ardından beraber park gezisi yapmak, çocuğa hem değer hem de sevgi mesajı verir. Ebeveynler ayrıca, övgüyü aşırı hediyelerle desteklemek yerine, basit bir yaklaşım benimsemelidir. Böylece hem bütçe sağlıklı kalır hem de çocuk değerli hissi yaşar.


Mevsim ve Zamanlama


Övgünün ne zaman verildiği, zamansal koşullara göre de değişebilir. Okul dönemlerinde sınav zamanları çocuklar için kaygı verici olabilir ve bu dönemde takdir edilen küçük çabalar büyük anlam taşır. Yaz tatilinde ise çocuğun hobi çalışmalarındaki ilerlemesi, övgü için anlamlı bir fırsat sunar. Kış aylarında sınırlı alanda geçirilen zamanlarda ise çocukla kitap okumak gibi etkinliklerde gösterilen özen takdir edilebilir. Bahar aylarında ise dış aktiviteler ve sosyal deneyimler ön plana çıkabilir. Zamanlamada önemli olan, övgünün kendi ihtiyacına uygun olmasıdır. Ebeveynler, çocuğun duygusal durumunu gözlemleyerek takdiri uygun bir anda sunabilirler.


Merak Edilenler

Ebeveynler sıklıkla, övgünün ne ölçüde verilmesi gerektiğini merak eder. Genel olarak, övgünün gerçek bir davranışa dayanması ve tekrara kaçılmaması önerilir. Bir diğer merak ise çocuk başarısız olduğunda ne yapılması gerektiğidir. Bu durumda çabayı vurgulamak ve hatadan ilerlemeye teşvik etmek en sağlıklı yaklaşımdır. Ebeveynler ayrıca, kardeşler arasında eşit bir takdir nasıl sağlanacağını da sorar. Her çocuğun benzersiz ilgi alanları ve güçlü yönleri olduğu için, takdirlerin bireysel olması önemlidir. Son olarak, övgünün ne zaman azaltılması gerektiği sorusu da sıkça gündeme gelir. Aslında övgü, çocuk büyüdükçe bağımsız değerlendirmeyle tamamlanmalı, ebeveynin desteği ise destek yönüne kaymalıdır.

Alinti
#97
Çocuğu başkasının yanında övmenin doğru zamanı ile ilgili harika bir dokuman olmus, eline saglik.
Alinti
#76
Konu hakkinda cok sey bildigimi saniyordum ama yeni seyler ogrendim.
Alinti
#88
Çocuğu başkasının yanında övmenin doğru zamanı ile ilgili ise yarar bir deneyim olmus, eline saglik.
Alinti
#87
Çocuğu başkasının yanında övmenin doğru zamanı ile ilgili temiz bir aciklama olmus, eline saglik.
Alinti

Forumdan Konular